Düşüstü Bilgiseverin Postaları

Düşüstü Bilgiseverin Postaları

Seda İrengü Özmen  //  Nothing's permanent, not even knowledge..

The intersection of digital and media. Ideas and tools that help companies use the power of digital & social media to improve and accelerate everything they do..

Seda İrengü Özmen - Director of A Graphic Design | Marketing, Creative Communications Agency
Work with the clients and internal teams to create mobilizable, conversational mass and digital media marketing campaigns that meet clients’ objectives.


Follow @sedaozmen

Jun 21 / 4:08am

Küresel Eğlence ve Medyaya Bakış 2010-2014 Raporu: Türkiye’ye ilişkin bazı sonuçlar

Media_httpdownchinavi_ukqgo

 

2009 (Milyon $)

2010** (Milyon $)

2014** (Milyon $) 

2010–2014** Yıllık Değişim (%)

 

Türkiye

EMEA*

Küresel

Türkiye

EMEA*

Küresel

Türkiye

EMEA

Küresel

Türkiye

EMEA

Küresel

Tüm Eğlence ve Medya Sektörü

5.264

462.772

1.321.890

5.862

471.602

1.356.574

9.682

580.814

1.690.298

13

4,6

5,0

Gazete Yayıncılığı

1.014

59.008

154.887

1.063

57.828

149.317

1.429

61.900

160.633

7,1

1,0

 

0,7

 

İnternet Erişimi

1.457

79.907

228.060

1.739

86.952

247.453

3.638

134.070

351.095

20.1

10,9

9,0

Reklamcılık

1.741

123.122

405.582

2.005

123.284

409.278

3.148

147.863

497.648

12.6

3.7

 

4,2

Tüketici/Son Kullanıcı Harcamaları

2.066

259.743

688.248

2.118

261.106

699.843

2.896

298.373

841.555

7,0

2,8

4,1

 

 

 

Kaynak: PricewaterhouseCoopers, Global Entertainment and Media Outlook 2010-2014

*: Avrupa, Ortadoğu ve Afrika

**: Öngörülen değerler

PricewaterhouseCoopers Küresel Eğlence ve Medyaya Bakış 2010-2014 Raporu

Türkiye’ye ilişkin bazı sonuçlar

  • Dünya genelindeki ekonomik krizle birlikte 2009 yılındaki gerilemenin ardından önümüzdeki 5 yılda Türkiye’de eğlence ve medya sektörü büyümesini sürdürecek. 2009 yılında Türkiye’de 5,3 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan eğlence ve medya sektörü 2010 yılında 6 milyar dolara yaklaşacak. Önümüzdeki 5 yılda yıllık ortalama yüzde 13 büyüme ile 2014 yılında yaklaşık 9,7 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.
  • İnternet erişimi alanında Türkiye dünyada en hızlı büyüyen ülkeler arasında olacak. 2009 yılında 1.457 milyon dolarlık büyüklüğe ulaşan internet erişimi piyasasının özellikle mobil internet erişimi alanındaki hızlı büyüme ile birlikte yıllık ortalama yüzde 20,1’lik büyüme ile 2014 yılında 3,7 milyar doları yakalaması öngörülüyor. 2009 yılında Türkiye’de 76 milyon dolarlık büyüklüğe ulaşan mobil internet erişimi pazarının da yıllık ortalama yüzde 78,5 büyüme ile 2014 yılında 1 milyar 376 milyon dolara ulaşması bekleniyor. 
  • Türkiye’de film piyasasının istikrarlı büyümesinin süreceği öngörülüyor. 2009 yılında 199 milyon dolar büyüklüğe ulaşan film sektörü 2010’da 215 milyon dolar büyüklüğe ulaşacak. Önümüzdeki 5 yılda yıllık ortalama 11,5 büyüyecek olan film piyasasının EMEA bölgesinin en hızlı büyüyen pazarı olması ve 2014 yılında 343 milyon dolara ulaşması bekleniyor.
  • Türkiye eğlence ve medya sektöründe geçtiğimiz yıl ekonomik krizden en fazla etkilenen alan televizyon reklamcılığı oldu. 2009 yılında yaklaşık yüzde 19 düşüşle 895 milyon dolara gerileyen televizyon reklamcılığının 2010’da toparlanarak 1 milyar 72 milyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Yıllık ortalama yüzde 13 büyümesi beklenen televizyon reklamcılığı 2014 yılında 1,65 milyar dolara ulaşacak.

Filed under  //  Internet   Türkiye   araştırma   magazine   media   new media   rapor   reklamcılık  
Jun 2 / 1:22am

Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü - 2010 Q1 Pazar Raporu (BTK)

Media_httpwwwnosstiac_tpiue

 

Türkiye elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna belirli periyotlarla göndermiş oldukları veriler esas alınarak hazırlanmış olan raporda 2010 yılı birinci üç aylık dönemine (Ocak-Şubat-Mart) ait veriler önceki dönemler ile kıyaslamalı olarak incelenmiş.

2010 yılı birinci üç aylık dönem sonu itibariyle Türkiye telekomünikasyon pazarında yaşanan gelişmelerin kısaca özetleri:

  • 2010 yılı birinci üç aylık dönemde sabit ve mobil işletmecilerin net satış gelirleri yaklaşık 5,16 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.
  • 2009 yılı toplam yatırım (TT ve mobil işletmeciler) yaklaşık 5,8 milyar TL’dir. 2010 yılı birinci üç aylık dönemde yatırım miktarı yaklaşık 750 milyon TL’dir.
  • Sabit abone sayısı 16,4 milyon, nüfusa göre penetrasyon %23 seviyelerindedir.
  • 2010 yılı birinci üç aylık periyodu itibariyle sabit ses trafiği 5,5 milyar dakikadır.
  • 2010 yılı birinci üç aylık dönem neticesinde çağrı başlatma trafiği açısından STH işletmecileri; şehiriçine doğru trafikte %2,7, şehirlerarası trafikte %10, mobile doğru trafikte yaklaşık %18 ve yurtdışına giden trafikte yaklaşık %26 pay almaktadır.
  • Yurtdışından gelen uluslararası çağrıların sonlandırılmasında 2010 yılı birinci üç aylık dönemi sonunda STH işletmecileri; sabitte sonlananlarda %51, mobilde sonlananlarda ise %62 pay almaktadır.
  • 2009 yılı birinci üç aylık dönem itibariyle Türkiye’de sabit işletmeciler tarafından üretilen toplam trafik içerisinde %3,73 pay alan STH işletmecileri 2010 yılı birinci üç aylık dönem sonunda %5,95 pay almaktadır.
  • 2010 yılı birinci üç aylık döneminde STH işletmecilerinin hizmetleri ile Türk Telekom’un aynı hizmetleri esas alındığında gelire göre pazar payı %14’tür. Türk Telekom’un tüm telefon gelirleri esas alındığında ise STH işletmecilerinin gelire göre pazar payı %7’dir.
  • 2010 yılı Mart ayı sonu itibari ile Türkiye’de yaklaşık 7,4 milyon internet abonesi bulunmaktadır.
  • 3G hizmetiyle birlikte mobil internet hizmeti alan kullanıcı sayısı 640.000’i geçmiştir. Bu dönemde toplam mobil internet kullanım miktarı yaklaşık 2000 TB olarak gerçekleşmiştir.
  • Türkiye’de serbestleşmenin ardından hizmet sunmaya başlayan alternatif xDSL hizmeti sunan operatörlerin 2010 yılı Mart sonu itibariyle perakende genişbant hizmetleri pazarında yaklaşık %6,1 pazar payı kazandığı görülmektedir.
  • 2010 yılı Mart ayı sonu itibariyle Türkiye’de yaklaşık %86 penetrasyon oranı ile 61,5 milyon mobil abone bulunmaktadır.
  • Mart ayı sonu itibariyle 3G abone sayısı 8,7 milyona yükselmiştir.
  • 2010 yılı birinci üç aylık dönemde yaklaşık 3,6 milyon numara taşınmıştır.
  • Mobil abonelerin yaklaşık %74’ü ön ödemeli abonedir.
  • 2009 yılı birinci üç aylık döneminde yaklaşık 23 milyar dakikaya ulaşan mobil trafik 2010 yılı birinci üç aylık döneminde 28,6 milyar dakika olarak gerçekleşmiştir.
  • 2010 yılı birinci üç aylık dönemde ortalama aylık mobil kullanım süresi 196 dakika olarak gerçekleşmiştir.
  • 2010 yılı birinci üç aylık dönemde yapılan toplam mobil yatırım 641 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.


Filed under  //  Internet   Türkiye   araştırma   elektronik   haberleşme   mobil   pazar   pazarlama   rapor   teknoloji   telekomünikasyon  
Mar 30 / 6:47am

Bankaların Yeni Hedefi: Y Kuşağı

74957290

Cisco tarafından perakende bankacılık alanında gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre bankalar, 1980 ile 1992 yılları arasında doğan ve Y Kuşağı diye anılan neslin ihtiyaçları doğrultusunda ürün ve hizmetlerini dönüştürerek gelirlerini artırma fırsatına sahip olacak.
Araştırma, Y Kuşağı’nın video ve online araçlar gibi yeni iletişim teknolojilerini tercih etmeleri ile bankaların hem gelirlerini yüzde 10’a kadar artırabileceğini, hem de operasyonel giderlerini düşürebileceğini ortaya koyuyor.

Cisco’nun İnternet İş Çözümleri Grubu tarafından ABD’de bin 55 tüketici üzerinde yürütülen araştırma, banka müşterilerinin finansal öncelikleri ve hizmet beklentileri ile video uygulamaları ve etkileşimli iletişim konusundaki tercihlerini ölçmeyi hedefliyor. Araştırmada, son dönemde finansal kurumların yaşadığı sıkıntılara rağmen Y Kuşağı’nın önemli finansal kararlar alırken bankalara güvendiği sonucu ortaya çıktı.

Teen-social-networking

Araştırmanın öne çıkan sonuçlarına göre Y Kuşağı’nın:

  • Yüzde 50’sinden fazlası bir web kamerasına sahip.
  • Yüzde 20’si YouTube’u günde birkaç kere ziyaret ediyor.
  • Yüzde 97’si mobil telefon kullanıyor.
  • Yaklaşık yüzde 40’ı bir finansal danışmanla video aracılığıyla görüşmeye sıcak bakıyor.
  • Bir veya iki önceki neslin mensuplarına kıyasla finansal konularda blog ya da forumlarda dört kat daha fazla görüş belirtiyor.
  • Yüzde 40’ı web tabanlı kişisel finansal yönetim (PFM) araçları kullanıyor.
  • Yüzde 33’ten fazlası, bankaları profesyonel danışmanlık hizmetleri konusunda öncelikli kanalları olarak görüyor.
  • Yüzde 85’i mevcut finansal servis sağlayıcılarından orta ve yüksek derecede memnun.
  • Üçte birinden fazlası finansal konularda desteğe ihtiyaç duyuyor.
  • Bir veya iki önceki neslin mensuplarına kıyasla finansal konularda arkadaş ve aile tavsiyelerine üç kat daha fazla değer veriyor.
Bankalar İçin Yeni İş Fırsatları

Y Kuşağı genel olarak bankalarından memnun, ancak yüzde 26’sı, daha fazla değer katan bir kurum olursa bankasını değiştirmeye hazır.

Cardgirl

Cisco İnternet İş Çözümleri Grubu, pazardaki bu potansiyelden hareketle bankalara üç alana odaklanmalarını tavsiye ediyor:

  • Müşterilerin kontrolü ele alması için kişisel finansal yönetim kapasitenizi artırın: İnternet platformunda ve mobil cihazlarda çalışan, gerçek zamanlı uyarılar veren, gelişmelerden haberdar eden ve karar alımını kolaylaştıran araçlar geliştirin.
  • Yüksek tanımlı video araçları ile müşteri ilişkilerini geliştirin: Merkezdeki finansal hizmetler uzmanlarının başlıca şubelerde konumlanacak yüksek tanımlı video kurulumlarıyla daha geniş müşteri kitlesine ulaşmasını sağlayın.
  • Online Finansal Hizmetler Toplulukları yaratın: Y Kuşağı’ndan müşterilerin bankadan alacakları finansal tavsiyelerin yanı sıra fikirlerine değer verdikleri aile üyeleri ve arkadaşları ile fikir alışverişinde bulunacakları bir ortam kurun.
Cisco İnternet İş Çözümleri Grubu’nda Finansal Hizmetler Uygulamaları Direktörü Jörgen Ericsson şunları söyledi: "Perakende bankacılıkta ilk adımı atacak olanları büyük fırsatlar bekliyor. Y Kuşağı güvenilir kaynaklardan finansal tavsiye almak istiyor ve bu hizmetleri kendilerine en uygun şekilde sunan bankalara yönelmeye hazır. Y Kuşağı’nın ihtiyaçlarını karşılayacak bankaların belirgin bir gelir artışı potansiyeli bulunuyor."
Filed under  //  GenY   Y kuşağı   araştırma   dijital nesil   genç nesil   gençlik   müşteri  
Mar 17 / 4:04am

Yeni Nesiller Bilgisayar ve Teknolojiyle Büyüyor

Intel1

Halihazırda hayatımızın birçok alanına yoğun biçimde girmiş olan bilgi teknolojileri gelecekte hayatımızı çok daha yoğun etkileyecek. Bu yeni dünyada başarıyla yol alabilmeleri için çocuklarımızın gerekli beceri ve bilgilerle donanmış olmaları gerekiyor. Bilgisayar kullanmak, geleceğimiz olan çocuklarımız için son derece doğal. Artık bilgisayar neslinin büyümesine ve genişlemesine izin verme zamanı.

Çocuklar için karmaşık teknolojiyi kullanmak nefes almak kadar doğaldır, internette dolaşmak onlar için hoplayıp zıplamak kadar kolaydır ve bilgisayarların dili onlar için alfabenin ABC’si kadar basittir. İnternette dolaşmayı severler, akıllı ve sürekli bağlıdırlar. Teknolojiyle araları iyidir ve onu rahat kullanırlar.

İnsanlık tarihi boyunca her yeni teknoloji dalgası biraz korku ve yanlış bilgi ile karşılandı. Özellikle de konu çocukları ilgilendiriyorsa. Sinema ve filmler ilk ortaya çıktığında, radyo icat edildiğinde, televizyon hayatımıza girdiğinde, bu yeni teknolojilerden rahatsızlık ve endişe duyan, hayatı olumsuz etkileyeceklerini savunan insanlar oldu. Benzer endişe ve kaygılar, günümüzde bilgisayarlar söz konusu olduğunda da kimi ebeveynlerin aklını kurcalıyor. Bazı ebeveynler, her geçen gün evlerimize daha fazla giren bilgisayarların çocukları miskin ve uyuşuk olmaya teşvik ettiğine inanıyor.

Intel Türkiye'nin 2009 yılında Türkiye’de bilgisayar tutumlarına yönelik görüşleri değerlendirmek amacıyla yaptırdığı araştırma, Türkiye’deki kullanıcılarla ilgili de benzer sonuçları ortaya koyuyor.

Araştırmaya göre bilgisayarın faydaları ülkemizde halen yeterince bilinmiyor. Yapılan ankette evde bilgisayar olmasının zararları konusundaki görüşleri sorulan kişilerin yüzde 81’i bilgisayar başında çok zaman geçirildiğini, yüzde 76’sı bilgisayarın sosyal ilişkilere zarar verdiğini, yüzde 69’u ise zararlı internet sitelerine erişim sağladığını belirtiyor. Örnek kitlenin sadece yüzde 13’ü bilgisayarın bir zararı olmadığını söylüyor. Araştırmaya göre ülkemizde bugüne kadar hiç internet kullanmayanların oranı yüzde 19’ken, kadınların üçte biri hiç internet kullanmadığını ifade ediyor.

Oysa tıpkı radyo, televizyon ve sinema gibi, bilgisayar ve teknoloji de hayatımızın gelişiminde önemli rol oynuyor ve önümüzdeki dönemde hayatımızdaki olumlu etkileri daha da iyi kavranacak gibi görünüyor. Çocukların açık görüşlülüğü ve çabucak güven duyan yapıları da, onların bilgisayar teknolojilerine çok hakim olmalarına ve çoğu zaman bu konuda ailelerinin önüne geçmelerine yol açıyor. 

Intel Türkiye’nin “Bilgisayar Kullanımı ve Tutum Araştırması”nda da yaş ilerledikçe internete ilişkin bilgi düzeyinin zayıfladığı ve internet kullanımının düştüğü, ancak internetin gençlerin önemli bölümü için bir yaşam tarzı haline gelmiş durumda olduğu görülüyor.

Araştırmaya göre ülkemizde 16-19 yaş grubunun dörtte üçü internette her gün en az bir saat zaman geçiriyor. Şu anda bilgisayara sahibi olmayan fakat almayı planlayan hanelerin satın alma nedenlerinin başında da üçte iki ile “internete bağlanabilmek”, ikinci sırada “çocukların ödevleri” geliyor. Bu veriler ülkemizde de yeni neslin teknolojiyi kabullendiğini ve benimsediğini gözler önüne seriyor.

Bigstockphoto_girl_with_laptop

(Miodrag Gajic. Image from BigStockPhoto.com)


Bilgisayar kullanımı çocukların gelişiminde büyük önem taşıyor

“Çocuklar için bilgisayarlar gerçek dünyanın ta kendisi, öğrenme ve gelişme süreçlerinin birer parçası. ” diyen Amerikalı ünlü pedagog Dr. Richard Woolfson, bilgisayarların çocukların öğrenme dünyalarını genişlettiğini, onlara yeni bir sosyal iletişim yolu sunduğunu söylüyor.

Woolfson, “Çocukların sosyal ağlar kurmalarını, gerçek hayatlarında yeni insanlar tanımalarını sağlıyor. Ayrıca eğitim süreçlerinde daha aktif katılımcılar olmalarını sağlayarak öğrenme biçimlerini değiştiriyor. Sosyal hayata dahil olma, müzik ve resim yapma, okur -yazarlığa yardımcı olması gibi yararlarıyla karşılaştırıldığında, çevrimiçi dünyanın zararları çok daha az” diye konuşuyor. Çocukların tüm diğer etkinlikleri gibi bilgisayar kullanımının da dengeli olması gerektiğini vurgulayan Woolfson, çocuklara çevrimiçi tehlikeler hakkında bilgiler verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Çevrimiçi ortamda kesinlikle kişisel bilgilerini paylaşmamaları gerektiği konusunda bilgilendirilmeleri, istenmeyen e-postalar ve siber saldırılar gibi negatif hareketler konusunda bilinçlendirilmeleri, bunlara uygun biçimde tepki vermeleri konusunda teşvik edilmeleri gerektiğini belirtiyor. Woolfson, korkunun ebeveynin öncelikli motivasyon aracı olmaması gerektiğinin de altını çiziyor.

Ekonomik ilerlemenin motoru: Bilgi teknolojileri

Dünyanın birçok ülkesinde hükümetler, ekonominin büyümesinde ve gelecekte daha iyi duruma gelmesinde bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemini çoktan kavramış durumdalar. Endüstriyel rekabetçiliği geliştirmek, büyümeyi desteklemek, istihdam yaratmak ve temel sosyal zorluklarla mücadele edebilmek için bilgi ve iletişim teknolojilerinin güçlü temelinin oluşturulmasına yönelik birçok politika belirleniyor. Dr. Woolfson’ın da dediği gibi, “Bugün dünya için büyük önem taşıyan bilgi ve iletişim teknolojileri ekonomiyi ileri taşıyacak, hem bireyler hem de toplumlar olarak nasıl ilerlediğimizi gösteren bir ölçüt olacak. Bir çocuğa bu dünyayı sunmamak, onun yoluna büyük taş koymak anlamına geliyor.”

Birçoğumuz bilgisayarların internete eriştiğimiz, iş yaptığımız ya da çocuklarımızın oyun oynadıkları araçlar olduğunu düşünüyoruz. Oysa bu günlük kullanım biçimlerimizin dışında, farkında olmadan gözümüzle görmediğimiz birçok ağın da birer parçası oluyoruz. Örneğin beğendiğimiz bir kıyafeti denediğimizde bir mağazanın tedarik zinciri sürecine katılmış oluyoruz. Ya da hava durumunu dinleyip sabah evden çıkarken yanımıza bir şemsiye almamız, tamamen yeni teknolojilerle donatılmış meteoroloji sistemlerinin sayesinde gerçekleşiyor. Bu nedenle günümüz dünyasında ilerleyebilmek için teknolojideki gelişmeleri anlamak, bilgisayar tabanlı becerilere sahip olmak gerekiyor. Teknolojinin hayatımızdaki yaygın etkisini ve gelecekte çocuklarımızın hayatlarında daha da artacak etkisini anlayan okullar, bilgi teknolojisine en az okuma yazma kadar önem veriyor, bilgi ve iletişim teknolojilerini eğitim programlarının merkezine yerleştiriyorlar.

Sınıfta yaratıcılık

Sınıfta teknoloji kullanımı, çocukların yaş gruplarına bağlı olarak değişiklikler gösteriyor. Erken yaşlardaki öğrenciler bilgisayarlarla temel yazma ve sayı becerileri gibi basit etkileşimli programlar aracılığıyla iletişim kuruyor, bilgisayar programlarını çizim ve boyama için kullanıyorlar. Bu temel kullanım seviyeleri onları sadece klavye ve ekrana alıştırmakla kalmıyor, el ve göz koordinasyonlarını geliştirmelerine de yardımcı oluyor. Çocuklar büyüdükçe bilgisayar kullanımı daha karmaşık bir hal alıyor, öğrenme biçimlerini değiştirmeye başlıyor. Örneğin öğrencilerin matematik ve fen bilimlerini daha iyi anlamalarını sağlamak için konuların animasyonlarla anlatıldığı ve canlandırıldığı programlar, öğrencilere birbirlerinin anlattıklarına katılma ve onları eleştirme, böylece bilgiyi ve çalışma biçimlerini geliştirme şansı veriyor.

Bilgisayarlar sadece eğitimde değil; ekip çalışması, işbirliği ve yaratıcılığın gelişiminde de büyük rol oynuyor. Avrupalı öğretmenler, öğrencilerinin büyük bölümünün bilgisayarların faydalarından etkin biçimde yararlandıklarını belirtiyorlar. Örneğin istatistiksel bir tablodan haritalar çıkarmanın öğrenciler için son derece kolay olduğunu ve ilgilerini daha fazla çektiğini ifade ediyorlar. Teknoloji ve çevrimiçi öğrenme, çocukların matematik formüllerini hızlı öğrenme yollarını keşfetmelerine ve konuyu daha hızlı kavramalarına da yardımcı oluyor. Karmaşık figürlerle ifade edilen teorileri bir bilgisayar programı ve görsel sunumlarla beslerseniz, bu teoriler çocuklar için son derece eğlenceli, anlaşılır ve düşünmeye teşvik eden bir hal alabiliyorlar.

Tablet

Bilgisayar oyunları çocukların gelecek iş hayatını etkiliyor

Peki ya bilgisayarda oyun oynamak zararlı mı? Popüler medya çoğu zaman bilgisayar oyunlarının olumsuz etkilerini gündeme getiriyor, bilgisayar takıntılı ve güçlükle iletişim kurabilen karakterlerle ilgili resimler çiziyor ve toplumda negatif bir algı yaratıyor. Oysa Dr. Woolfson oyun oynamanın aslında birçok faydası bulunduğunu söylüyor.

Woolfson’a göre oyunlar, çocukların bilgi yığınlarını önlerindeki ekrandan okuma ve bu bilgilere inanılmaz hızlarda tepki verme yeteneği kazanmasını sağlıyor. Bunun için son derece hızlı bir görsel işleme gerekiyor. Bu da analitik becerilerinin, el ve göz koordinasyonunun gelişmesini sağlıyor. Bu bilgileri işleme ve analiz etme sürecinde öğrenilen beceriler, doğrudan iş dünyasına transfer edilebiliyorlar.

Michigan State University’de 3 yıl boyunca 12 yaş altı çocuklarla çalışmalar yapan Profesör Linda Jackson da, bilgisayar oyunları oynamanın görsel ve zihinsel becerileri geliştirdiğini belirtiyor. Resim ve şekilleri kullanarak düşünmeyi öğrenen çocuklar bu sayede aslında bilim, teknoloji, mühendislik, matematik ve tıp gibi disiplinler için bir altyapı oluşturuyorlar. Bu da gelecekteki iş dünyası için onlara yardımcı oluyor.

Özetle bilgisayar ve interneti kullanmak, çocuklara geleceğin yeni dünyasına güvenle ve kolaylıkla girebilecekleri kapılar açıyor.

Family

Bilgisayarlar çocuklar için neler yapar?

• Gelişmiş sosyal ağların bir parçası olmalarını sağlarlar.

• Yaşıtları ve büyüklerle iletişim kurmalarını sağlarlar.

• Soyut konuları canlandırarak öğrenme dünyalarını genişletir.

• Ekip çalışması ve işbirliğini güçlendirir, çocukların öğrenme sürecinin aktif katılımcıları olmalarını sağlar.

• Yeni fikir ve teknolojiler için açık fikirli olmaya teşvik eder.

• Herhangi bir maliyet olmaksızın herşeyi sanal ortamda yaparak yaratıcılıklarını geliştirir, örneğin kitap, müzik, film ya da fotoğraflar yapabilirler.

• Aile üyelerinin etkileşimli etkinliklere dahil olmalarını teşvik ederek aile yaşamlarını kolaylaştırır.

• Büyük bilgi yığınlarının işlenmesi aracılığıyla el ve göz koordinasyonunu, analitik becerileri ve karar verme yetisini geliştirir.

• Kazandırdığı becerilerle onları gelecekteki iş yaşamlarına hazırlar.

Dahil olun..

Amerikalı Pedagog Dr. Richard Woolfson, ebeveynlerin korkuyla uzak durmak yerine, çocuklarının bilgisayar ve teknoloji kullanım sürecine dahil olmaları gerektiğini söylüyor. Dr. Woolfson’ın ebeveynlere önerileri şöyle:

• Çocuğunuzdan daha az anlasanız bile teknolojiden korkmayın.

• Geride durmayın. Bu sizinle çocuğunuz arasında engeller yaratır.

• Teknolojiyi içinize sindirin, çocuklarınızın bilgisayar kullanımını paylaşın.

• Çocuğunuzla konuşun.

• Eğer emin değilseniz çocuğunuzun öğretmenleri ile konuşun ve onların önerilerini alın.

Woolfson’a göre bu davranışlar, ebeveynlerin çocuklarının bilgisayar kullanımını dengelemelerine yardımcı oluyor ve bilgisayar başında fazla vakit geçirmek gibi negatif eğilimlerini hızlıca fark etmelerini sağlıyor.

Filed under  //  Bilgisayar   GenY   Y kuşağı   araştırma   dijital nesil   eğitim   genç nesil   gençlik   teknoloji   çocuk  
Jan 13 / 2:59am

Teknoloji, Jenerasyon Farkını Daha da Açıyor

Cellphone

Araştırmalar, 5 ya da 10 yıl değil, aralarında sadece 2 yıl yaş farkı bulunan 2 kişinin (ki burada en genç nesil kastediliyor) teknolojiyi algılayışı arasında büyük farklılıklar olabildiğini ortaya koyuyor.

Bilişim teknolojilerindeki hızlı dönüşüm nesiller arasındaki uçurumu kapatacağı yerde daha da açıyor. Araştırmalar, 5 ya da 10 yıl değil, aralarında sadece 2 yıl yaş farkı bulunan 2 kişinin(ki burada en genç nesil kastediliyor) teknolojiyi algılayışı arasında büyük farklılıklar olabildiğini ortaya koyuyor.
 
Bu bağlamda, kamuoyu eğilimlerini belirleyen Amerikalı sivil toplum kuruluşu Pew Research Center Direktörü Lee Rainie'nin, farklı sınıflara giden kolej öğrencileri arasında teknoloji algısında ciddi farklılıkların olduğunu açıklaması dikkat çekiyor.
 
"En genç nesil" olarak isimlendirilebilecek küçük çocukların, bir iPhone örneğinde olduğu gibi dokunmatik ekran özelliklerini yaygın bir biçimde tüm cihazlarda görmek istemeleri, bu yaş grubunun teknolojiden beklentilere de ışık tutuyor. Farklı yaş grupları arasındaki algı farkı, daha çok eğlence ve iletişim tercihleriyle kendisini gösteriyor.
 
Pew'un, geçtiğimiz gerçekleştirdiği bir araştırmaya göre 12-15 arası gençler anlık mesajlaşmayı 20'li yaş gençlerden daha fazla kullanıyor ve daha fazla online oyun oynuyor. Araştırmalara göre, telefonla konuşmaya günde 2 saat harcayan 20'li yaşlardaki gençler, bunun yanında e-postalarını da kullanıyorlar. Buna karşılık 12-15 arası gençler kısa mesajlaşmaya daha fazla vakit ayırıyor. Araştırmalar, en genç nesilin beklemeye pek fazla tahammülünün olmadığını gösteriyor. 12-15 arası yaş grubu, sadece arkadaşlarının değil, öğretmenlerinin de kendilerine çok çabuk cevap vermelerini bekliyor.
 
Araştırmaların dikkati çeken sonuçlarından bir diğerini de 16-18 yaşlardaki gençlerin çok sayıdaki işi aynı anda yapabilme becerileri oluşturuyor. Buna göre iPhone kullanıcısı bu yaştaki gençler, bir taraftan kısa mesaj gönderirken diğer yandan Facebook hesaplarını kontrol edebiliyorlar. 16-18 yaş grubu gençler bu şekilde ortalama 7 farklı işi bir arada sürdürebilirken 20'li yaşlardaki gençler 6, 30'lu yaşlardakiler ise sadece 5 farklı işi gerçekleştirebiliyorlar.

turk.internet.com

Filed under  //  GenY   Y kuşağı   araştırma   genç nesil   gençlik   teknoloji  
Jan 13 / 2:39am

Disney, XD Kuşağının Dijital Çocuklarını İnceledi

Xdgen

Yapılan araştırma 8-14 yaşları arasındaki çocukların geleceğe yönelik umutlarını ve korkularını ortaya çıkarıyor.

Avrupa genelinde yapılan çalışmada 8-14 yaş arası, dijital açıdan bilinçli çocukların yepyeni bir kuşağı tanımlandı. İnternetsiz bir dünyayı hiç bilmeyen ve öte yandan hem kendi gelecekleri hem de gezegenin geleceği konusunda güçlü bir bilinç sahibi olan bu çocuklara ‘XD Kuşağı' - yani X Kuşağının Dijital Çocukları deniyor.

Yeni çocuk kanalı Disney XD için sürdürülen araştırmalar çerçevesinde Disney tarafından hazırlatılan raporda; Avrupa genelinde altı ülkede 8-14 yaş arası 3,000'i aşkın çocukla bir araştırma yapıldı ve elde edilen sonuçlar, çocukların internetle olan ilişkilerinin yanı sıra ailelerine ve ünlüler kültürüne yönelik tavırları ile ilgili pek çok efsaneye de son verdi.

Dijital ortamda yetişmeleri nedeniyle önceki kuşaklardan temel bir farkı olan XD Kuşağı; yani X Kuşağı'ndan anne-babaların 1995-2001 arasında dünyaya gelen çocukları, diğer tüm kuşaklardan daha fazla teknolojik gelişmeye tanık oldular ve dijital eğlencenin, cep telefonlarının ya da sosyal medya kanallarının olmadığı bir yaşamı hiç tanımadılar.

Disney XD EMEA Araştırmadan Sorumlu Yetkili Müdürü Victoria Hardy araştırmayla ilgili şunları söylüyor: Yeni bir on yıla girerken XD raporu; günümüz çocuklarının popüler manzarasını yeniden tanımlamakta ve onları toplumsal bilinci olan pozitif, içinde yaşadıkları teknolojiyi kendi yaşamlarında ve çevrelerindeki dünyada olumlu bir etki yaratmak üzere kullanan bir kuşak olarak göstermektedir.

Araştırma, aşağıdaki trendleri ortaya koymaktadır:

Dijital Kuşak - XD'ler teknolojiye çok hakim olmakla birlikte, onu yüzyüze sosyal etkileşimin yerine koymak yerine, etkileşimi güçlendirmek için kullanıyorlar.
- En tercih edilen arkadaşlarla buluşma yöntemi hâlâ yüzyüze sosyal temas (yüzde 30). Sonra mesajlaşma (yüzde 15), çevrimiçi sohbet (yüzde 14) ve cep telefonu (yüzde 8) geliyor.
- Yüzde 95'i internet ve bilgisayarların onlar için önemli olduğuna inanıyor.
- Yüzde 53'ü internetin okul dışında da arkadaşlarıyla konuşma olanağı vererek yaşamlarını geliştirdiğini düşünüyor.
- Yüzde 44'ü internetin arkadaşlarıyla bağlantıyı koparmamayı kolaylaştırdığını söylüyor.
- İnternetin en yaygın kullanımları konusunda ev ödevi (yüzde 59) oyunların (yüzde 74) arkasından geliyor.

Mini-Girişimciler - Kısmen kendilerinden önceki X Kuşağının kredi-ve-borç kültüründen kaynaklanan ekonomik krize rağmen, XD'ler erken dönemde sağlam finansal alışkanlıklar ediniyorlar.
- Yüzde 70'i harçlıklarını hemen harcamak yerine biriktiriyor.
- XD'lerin yüzde 64'ü büyüdüklerinde bir başkasının yerine kendileri için çalışmayı istiyorlar.

Kuşağın Amaçları - XD'lerin içinde yetiştikleri, ünlülerin etkisindeki ortama rağmen güçlü aile değerleri var ve ün peşinde koşmak yerine geleneksel mesleklere özeniyorlar
- Geleceğin önde gelen beş mesleği veteriner hekimlik, öğretmenlik, futbolculuk, doktorluk ve polislik.
- Her ülkede dünyada en beğendikleri kişi sorusunun yanıtı yüzde 43 anne, ardından yüzde 30 ile baba oldu.

Yeşil Çocuklar - XD Kuşağı çevreye özen göstermenin önemli olduğunu söylüyor
- XD'lerin yüzde 97'si gezegene özen göstermenin önemli olduğuna inanırken, yüzde 74'ü daha şimdiden düzenli olarak geri dönüşüm yapıyor.

Bilgi için disneyxd.com.tr

via btnet.com.tr

Filed under  //  araştırma   dijital nesil   genç nesil   gençlik   çocuk  
Dec 30 / 11:30am

"Star Wars" Hayranlarına Hava Tahmin Raporu

Media_httpwwwbtnetcom_dmkjs

"Star Wars evreninde yaşasaydınız hangi gezegende olurdunuz?" sorusunun cevabı bu sitede.

Star Wars hava tahmin raporu, özellikle serinin hayranları için özenle kenara koyulacak bir örnek olarak dikkat çekici.

Sitenin yaptığı özünde çok basit: Üstteki arama kutusuna bir şehir adı giriyorsunuz, site girdiğiniz yerin anlık hava durumunu alıyor ve bunu Star Wars evrenindeki bir gezegenle eşleştirerek size sunuyor. Mesela hava sıcak ve hafif bulutluysa "Dışarısı Yavin gibi" diyor. Derece sıfıra doğru yaklaşırsa Hoth'u yapıştırıyor. Soğuk, hafif de sis varsa Endor'u layık görüyor.

Star Wars Weather by Tom Scott

btnet
Filed under  //  geek   movie  
Dec 24 / 6:36am

Kullanıcılar arkadaşlarını Vespa'lı yapıyor

Farklı müşteri deneyimi sunan markalar taraftarlık oluşturma noktasında büyük avantaja sahip. İtalyan scooter markası Vespa da bu markalar arasında yer alıyor.

Vespa geçtiğimiz yıllarda ABD’de ünlü modellerle düzenlediği WOMM kampanyaları ile bayağı ses getirmişti. Vespa kullanan modeller ABD’nin inn cafelerinin önünde Vespa’larını parketmişti. Vespa Türkiye’de de WOMM adına oldukça etkili kampanyalar yürütüyor. Vespa Satış Pazarlama Direktörü Seda Çetmi, şirket olarak yürüttükleri kampanyaları Platin Dergisi’ne aktardı:

“Pazarlama aktivitelerini iki kategoride sınıflandırabiliriz. Mevcut marka kullanıcılarımıza yönelik olarak oluşturduğumuz Vespa Lovers Club platformu ile müşterilerimize farklı avantajlar ve hizmetler sunuyoruz.

Vespa Lovers Club çatısı altında gerçekleşterdiğimiz gezi, happy hour, film galaları gibi etkinliklerle kullanıcılarımızı sık sık bir araya getirerek Vespa kullanma keyfini en üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz.

Pazar günü Vespa’sı ile Polonezköy’e gezi yapıp keyifli bir gün geçiren kullanıcılarımız Vespa kullanmanın ayrıcalığını ve zevkini hem kendisi yaşıyor hem de çevresindekilerle paylaşıyor. 2009 yılında başlatmış olduğumuz uygulama ile kullanıcılarımız arkadaşlarını da davet edebiliyor geziye ve arkadaşı o gün için bizden Vespa’sını kiralayarak geziye katılabiliyor. Bu sezonda gerçekleştirdiğimiz tüm gezilerde arkadaşlarının tavsiyesi ile geziye motor kiralayarak katılmak isteyen yeni kullanıcıların yoğun talebi ile karşılaştık. Henüz Vespa kullanıcısı olmayan ancak markamızla tanışmak isteyen tüketicilere yönelik ise Vespa Academy ve Almost My Vespa hizmetlerimiz var. Almost My Vespa uzun dönemli Vespa kiralama projemiz. 1 haftadan 1,5 yıla kadar kiralama yapılabilen bu modelde, 6 ay ve üzeri kiralamalarda 0 km motor tahsis ediliyor. 6 aylık dönemin sonunda satın almak istenirse e ödenen kira bedeli düşülüyor. Bu hizmet ile de henüz Vespa satın almayı planlamayan kişilerin kiralama ile bu tecrübeyi yaşadıklarını, bloglarda ve sosyal ağlarda bu tecrübelerini çok olumlu şekilde paylaştıklarını ve aynı zamanda satışa olumlu yansımalarını gözlemledik.”


25 Eylül 2009
wommnotlari.blogspot.com

Filed under  //  Vespa   kampanya   müşteri   pazarlama   sosyal ağlar   sosyal medya   womm  
Dec 18 / 5:31am

Bilgisayarlar Artık Özgür: "Windows'u ver paranı geri al"

linux_vs_microsoft.jpg

[TurkeyHighTech] grubundan gelen önemli bir haber:

Günümüzde satın alınan bilgisayarların çoğu ile birlikte kullanıcıya
seçenek sunulmadan satılan Microsoft Windows işletim sistemini
istemeyerek, söz konusu işletim sisteminin iadesini isteyen ve iade
talebinin kabul edilmemesi nedeniyle Ankara 1. Tüketici Mahkemesine
başvuruda bulunan Pardus Kullanıcıları Derneği başkanı ve Linux
Kullanıcıları Derneği üyesi Av. Nihad Karslı, 2008 yılında açmış olduğu
davayı, 14 Aralık 2009 saat 10.25'te ilgili mahkemenin ürün ile beraber
alınması zorunlu hale getirilmiş olan Microsoft Windows işletim
sisteminin ederinin faiziyle birlikte iadesine karar vermesiyle
kazanmış oldu.

Ülkemizde ve birçok ülkede her bilgisayar satışıyla beraber bir işletim
sistemi satılıyor ve genelde aynı olan bu işletim sistemlerine lisanslı
olarak zaten sahip olunduğu halde ya da hiç kullanılmadan GNU/Linux,
BSD ve benzeri birçok özgür işletim sistemi kurularak silindiği halde
defalarca para ödemek zorunda kalınılıyor. Özellikle sadece özgür
yazılım kullanan insanların, satın aldıkları bilgisayar ile birlikte
dayatmacı bir üslup ile satılan Windows işletim sistemini bir kez bile
kullanmadan çöpe atıyor olması ve bilgisayarların Windows işletim
sistemi olmadan satın alınmak istenildiğinde, yetkili kişilerin olumsuz
bir şekilde yanıt vermesi uzun zamandır derneğimiz üyeleri başta olmak
üzere  birçok bilgisayar kullanıcısının mağduriyetine yol açmaktadır.
Bu hukuksuzluğu durdurmak için derneğimiz üyesi ve Pardus Kullanıcıları
Derneği başkanı Av. Nihad Karslı tarafından dava açılmıştır. Davada
işletim sisteminin bilgisayarın ayrılmaz bir parçası olmadığı ve
tüketicinin tercih etme hakkı olduğunun savunulmuş, dayatılarak satılan
işletim sisteminin ederinin iadesi istenmiştir.

Bu davanın sonucu olarak özgür işletim sistemi kullanıcıları gibi yasal
işletim sistemi lisanslarına sahip kullanıcılar  dava açmak yerine,
satıcı firmanın zorluk çıkarması durumunda, mahkemenin verdiği örnek
karar ile tüketici heyetine başvurarak, masrafsız bir şekilde
istemediği işletim sistemini iade ederek ederini geri alabilir. Bu
davanın sonucuyla beraber beklentimiz, özgürlüğünü kullanan bilinçli
bilgisayar kullanıcılarının oluşması, ülkemizde uluslararası firmaların
kendi ülke hukuklarına göre hazırladığı son kullanıcı sözleşmelerinin
değil, Türkiye Cumhuriyeti yasalarının geçerli olduğunun bilinmesidir.

ferhan özcanikli


__._,_.___
TurkeyHighTech
Türk Bilişim sektörü başta olmak üzere yüksek teknoloji sektörlerinin bağımsız iletişim platformudur; amacı Türk yüksek teknoloji sektörlerinin iletişim seviyesini artırıp Türkiye'nin küresel rekabet gücünü yükseltmektir. 
Filed under  //  Bilgisayar   Linux   Pardus   Windows   yazılım